{“title”: “Görüntüler ve raporlar ışığında Türkiye’de büyük tepki çeken vaka: Hemşirenin suçsuzluğu adli raporlarla kanıtlandı, anne ise karara isyan etti”,”content”: “
Kahramanmaraş’ta yaşanan şiddet olayı, toplumda geniş çapta yankı uyandırdı ve ülkenin gündemine oturdu. Beş günlük bebek Deniz Esin’in yoğun bakımda yaşadığı travmatik süreç, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda ciddi tepkilere yol açtı. Olayın ardından gelen adli ve idari soruşturmalar, hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık’ın uyguladığı suçlamaları kabul edilmeyerek, detaylı incelemelere tabi tutuldu. Bu süreçte, adli tıp raporu, olayla ilgili çarpıcı detaylar ortaya koydu ve hemşirenin tartışmalı tutumunun suçlulukla ilgisinin olmadığını gösterdi.
Bağrıyanık’ın, bebeğe şiddet uyguladığı iddiası, güvenlik kameralarının kayıtlara yansımasıyla açıkça ortaya çıktı. 14 dakika süren görüntüler, hemşirenin bebeğe sert davranışlar sergilediğini ve olası kazalara neden olabilecek prosedürleri ihlal ettiğini gösterdi. Bu görüntülerin medyada yaygınlaşmasıyla, şüpheli tutuklandı ve mahkeme süreci başladı. Ayrıca, Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı 62 sayfalık rapor, Deniz Esin’in motor ve zihinsel gelişiminde gerilemenin hemşirenin şiddetli müdahalesiyle ilgili olmadığını ortaya koydu. Bu gelişme, toplumda adalet algısına yeni bir boyut kazandırdı ve hemşire hakkındaki suçlamaların yersiz olduğu yönündeki görüşleri güçlendirdi.
Öte yandan, anne Sema Bozoklar, adli tıp raporunu okuduktan sonra büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşadı. Çocuklarının doğar doğmaz herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını ifade eden anne, “Ben çocuğumu doğurup hastaneye getirdim ve bu süreçte ne gibi bir kusur işledim ki bana suçlu muamelesi yapılıyor?” diyerek tepkisini dile getirdi. Bozoklar, bebeğin doğumu sonrası aldığı ultrason ve sağlık raporlarının temiz olduğunu vurguladı ve adli raporun bebekteki engelliliğin hemşireden kaynaklanmadığını göstermesiyle, olayın doğru anlaşılmadığını dile getirdi. Bu süreçte, aile ve toplumun adalet arayışındaki beklentisi, olayın gerçek boyutunun anlaşılabilmesi adına yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Acı tecrübe yaşayan aile, adalet ve şeffaflık taleplerini sürdürürken, toplumda ise hemşirenin yasal sorumluluğu ve olayın nedenleri üzerine fikir ayrılıkları devam ediyor.”}
