Özelleştirme İdaresi, belirli köprü ve otoyolların yönetiminin tamamen satışı anlamına gelmediğini, bu süreçte amaçlanan işletme haklarının belirli bir süreyle devredilmesi olduğunu açıkladı. Bu doğrultuda, devletin mülkiyet hakları korunurken, altyapının etkin ve sürdürülebilir şekilde işletilmesi hedefleniyor. Bu model, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayarak, uzun vadede altyapı hizmetlerinin kalitesini artırmayı amaçlamaktadır.
Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve çeşitli otoyol ile çevre otoyollarının 30 yıllık işletme haklarının devri planlandı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bu karar kapsamında, sürecin şeffaf ve adil temellerde yürütüldüğünü ve ilgili süreçlerin mevzuata uygun şekilde devam ettiğini vurguladı. Bu adımların, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açmaması için, sürecin halka açık ihaleleri içermediği de açıkça belirtildi. Ayrıca, süreç boyunca gelir elde etmek değil, altyapı hizmet kalitesini artırmak ve bakım çalışmalarını hızlandırmak üzere çalışmalar yapıldığı da ifade edildi.
İddia edilen yıllık 600 milyon dolar kar rakamı ise, Özelleştirme İdaresi tarafından yanlış anlaşılmayı önlemek amacıyla düzeltilerek açıklandı. Verilen bilgilere göre, bu tutar gerçek kâr değil, toplam gelir olup, bunların yaklaşık yarısı bakım ve onarım gibi temel giderlere ayrılıyor. Yatırım ve geliştirme faaliyetleri göz önüne alındığında, bu altyapıların gerçek ekonomik değeri ve sürdürülebilirliği detaylı analizler sonucunda belirleniyor. Bu çalışmaların temel amacı, altyapı yatırımlarını sürdürmek, hizmet kalitesini yükseltmek ve sistemli bir bakım ve yenileme programı uygulamaktır. Ayrıca, ücretsiz olan otoyollara yönelik ücretlendirme ve çalışan haklarına dair herhangi bir ücret artışı veya hak kaybı planı bulunmamaktadır, bu da kamu güveni açısından önemli bir göstergedir.
Kararda yer alan köprüler ve otoyollar, 2010 yılında özelleştirme kapsamında alınan önemli projelerden oluşuyor. Bunlar arasında Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep gibi kritik güzergahlar yer alıyor. Bunların yanı sıra, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın otoyolları ve büyük şehirlerin çevre yolları da kapsama alındı. Ayrıca, İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle bağlantılı otoyollar, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri gibi altyapı unsurları, kamu hizmetlerinin etkin ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi adına bu süreçte gözden geçiriliyor. Bu adımlar, özellikle ulaşım altyapısının kalitesini yükseltmek ve uzun vadeli çözümler geliştirmek açısından büyük önem taşıyor.
